SEVME VE İLİŞKİ BİÇİMLERİMİZ
Birbirini sevmek ve önemsemek, hiç kuşkusuz küçümsenmemelidir. Fakat birbirinin özgürlük alanlarına saygılı olan, kendisine yabancılaştırmayan ve tabiri caizse faşist bir ruh haline büründürmeyen sevme biçimleri makbuldur. İlişkilerdeki belirsizlik, hem çekici hem de risklidir. Çünkü ilişkinin sizi götüreceği yer beklenmedik uçurumlar da olabilir. Dolayısıyla ilişkiye girmek ve sürdürmek cesaret ister, sonuçlarıyla yüzleşebilme sorumluluğunu gerektirir.
Aşk diye tanımlanan yaygın sevme biçimlerinde birbirini mülk edinmek ve köle ahlakında ortaklaşmak, yaşamdan yoksunlaşarak çoğunluğa karışmakla sonuçlanırken; sevme biçimlerinin sürekli devindiği ve üretildiği yaşam zengini ilişkilerde ise, iki kudretli yaratma eylemi ortaya çıkar. Sevmeyi yeniden öğrenmek, sürekli gelişmek ve ilerlemek anlamına gelir.
Birbirinin kişilik haklarına ve farklılıklarına saygı duymayan ve birbirine yaşam alanları sağlamayan her ilişki biçimi tahakküm ve sömürüyle sonuçlanır. Eric Fromm'un dediği gibi; sevgi özgürlüğün çocuğudur, baskının değil. Zaten sevgi dediğimiz iki farklı dünyanın bakışması ve eşit koşullarda ortaklaşması demektir. Etik değer ve düşünsel duyarlılıkların en az tensel muhabbet kadar haz verici olduğu bir kucaklaşma demektir. Osho ile konuyu bağlarsam;
"Bir çiçeği seviyorsan, koparma; bırak var olsun. Sevmek, sahip olmak ile ilgili değildir. Sevmek değer vermek ile ilgilidir."
Birbirinin kişilik haklarına ve farklılıklarına saygı duymayan ve birbirine yaşam alanları sağlamayan her ilişki biçimi tahakküm ve sömürüyle sonuçlanır. Eric Fromm'un dediği gibi; sevgi özgürlüğün çocuğudur, baskının değil. Zaten sevgi dediğimiz iki farklı dünyanın bakışması ve eşit koşullarda ortaklaşması demektir. Etik değer ve düşünsel duyarlılıkların en az tensel muhabbet kadar haz verici olduğu bir kucaklaşma demektir. Osho ile konuyu bağlarsam;
"Bir çiçeği seviyorsan, koparma; bırak var olsun. Sevmek, sahip olmak ile ilgili değildir. Sevmek değer vermek ile ilgilidir."
Yorumlar
Yorum Gönder