SPİNOZA İLE TANIŞMAK


Spinoza, kimilerince panteistik kimilerince de ateistik diye değerlendirilebilen monist bir felsefi görüşe sahiptir. Spinoza'ya göre aşkın bir tanrısallık ve yaratılış amacı yoktur. Özgür irade düşüncesi ise yanılgıdır. Herşey kendi içinde bazı özsel zorunlulukları beraberinde getirir. Spinoza için "Töz", kendi kendisinin doğasını belirleyebildiği için özgürdür. Bu bağlamda "özgürlük", kendi doğasının zorunluluğuna göre eyleyen şey demektir.

Doğa da olumsallık yoktur, zorunsallık vardır. Spinoza'nın Tanrı, yani Doğa anlayışı; donuk veya sabit değildir, sürekli oluşlar içerir. Spinoza'ya göre herşey, doğanın modusları, bir çeşit vecheleri veya halleridir. İnsan türü de ayrıcalıklı ve üstün bir tür değil, sonlu moduslardan biridir.

 

Spinoza için zihin ve beden ayrışık değildir. Zihin ve bedene ilişkin görüşleri birçok açıdan şaşırtıcı bir şekilde günümüz bilimiyle de örtüşmektedir. Spinoza felsefesinde duyguların sınıflandırılmasında iki temel kavram karşımıza çıkmaktadır: Sevinç ve keder.Yaşam kudretimizi ve yetkinliğimizi
artıran etkileşimleri sevinç diye tanımlarken, düşüren etkileşimlere ise keder demektedir. Spinoza'ya göre yanılsamalardan kurtulmanın yolu, eylemlerimizi belirleyen nedenleri kavrayarak bu etkilerin üzerimizdeki gücünü azaltmaktan geçer.

 

Spinozist felsefeyi anlamak için diğer felsefi görüşlerle ayrıştığı ve ortaklaştığı noktaları bilmek ve kavram dünyasını anlamak gerekiyor. Spinoza felsefesini farklı açılardan işleyen çok sayıda kitap bulunmaktadır. Bunlardan bazıları şunlardır: Solmaz Zelyut’un, “Spinoza”; Çetin Balanuye'nin, "Spinoza'nın Sevinci Nereden Geliyor"; Deleuze'ün, "Spinoza: Pratik Felsefe"; Moris Fransez'in, "Spinoza'nın Taosu" ve Diego Tatián'ın, "Spinoza: Dünya Sevgisi" isimli kitaplar…

 
Spinoza'nın yaşam kudretini ve sevgisini çoğaltıcı felsefesi, hayatlarımızın dönüştücü gücü ve toplumsal özgürlük perspektifinin mihenk taşı olabilir. Dolayısıyla Spinoza küçümsenmeyecek derecede önemli bir filozoftur. Diego Tatián'ın söylediği gibi; "Özgürlüğün ve köleliğin gizemleri kavranmak istendiğinde, politik gücün ve düşüncenin demokratik kullanımıyla hayatı dönüştürme arzusu insanın hayâl gücünü işgal ettiğinde, Spinoza hep orada olacaktır. Doğru soruları ortaya atarak ve aynı anda kuşkuyla güveni, istekle sükûneti, korkudan arınmış bir hayatla ihtiyatı öğreterek..."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

GELECEK ÜZERİNE

SPİNOZA'NIN GÖZÜYLE DEMOKRASİ