GERONTOKRASİ VE AGEİSM ÇERÇEVESİNDE SOSYAL AYRICALIKLAR VE EŞİTSİZLİKLER

Bilindiği gibi Gerontokratik gelenekler

katı bir yaş hiyerarşisine dayanır. Yaşça büyük olanlar çeşitli ayrıcalıklar taşır ve bağlı bulundukları topluluk üzerinde söz sahibi olurlar. Coğrafyalara göre değişmekle beraber, çoğunlukla patriyarkal olan bu "yaşlı" tahakkümü, halen açık veya gizli bir şekilde varlığını sürdürmektedir. İçinde yaşadığımız coğrafyada da, aile kurumundan iş alanlarına, siyasetten din alanına kadar genellikle erkek egemen biçimiyle yaşça büyüklerin hakimiyeti geçerlidir. Ageizm ise, daha çok yaşlılık karşıtı ayrımcılıkları ifade etmek için kullanılsa da, tüm insanlara karşı ön yargıya dayalı yaş ayrımcılığı anlamına gelmektedir.

 

Özellikle pandemi döneminde, ageizmin varlığı ve yaygınlığı gözle görünür bir şekilde ortadaydı. Kapitalist kültürlerde hız, tüketim ve gösteri gibi alanlarda gençlerin potansiyel bir müşteri olmaları ve birçok sektörün sürdürülmesinde bu kuşakların etkin olması gidişatı hızla tersine çevirdi ve eşitsiz ilişkiyi "yaşlılar" aleyhine döndürdü. Hakim kapitalist kültür içinde gençlik kusursuz ve mutlu insan modelinin uzantısı olarak sunulurken; yaşlılık, görünmez kılınan veya savaşılan bir hakikat olarak yerini almaktadır. Halbuki yaşlılık da gençlik gibi yaşam dansının bir parçasıdır. Yaşlılık ve gençlik, iki dönem de mükemmel değil, tüm risk ve olasılıklarıyla yaşamı deneyimleme sürecidir. Kapitalist kültürün, özellikle sosyal medya üzerinden önümüze sunduğu ideal gençlik

ve insan anlayışı gençler üzerinde de baskı kuruyor ve yaşıtlarıyla acımasız bir rekabete girerek sosyal anksiyete gibi olumsuz hastalıklarla mücadele etmelerine yol açıyor. Kapitalist kültürün bunu yapmaktaki amacı denetlenebilen yaşamlar ve kârdır. Kapitalistler, insanı ve hayatı, kendi makyavelist amaçları doğrultusunda bir tahakküm ve sömürü nesnesi olarak görmektedir.

 

Ageizm de, bu koşullar içinde büyüyen ve yoğunlaşan bir ayrımcılık şeklidir. Ageizm günümüzle de sınırlanmayan ve geçmişte de var olan bir ayrımcılık çeşidiydi. Nitekim 1970'lerde ABD'de kurulan ve ismi “Gri Panterler” olan örgüt, yaş ayrımcılığı dahil tüm sosyal eşitsizliklere karşı mücadele ediyordu. İlk kez Robert N. Butler tarafından 1969 yılında kullanıldığı belirtilen Ageizm terimi,

günümüzde tüm yaş grubundan bireylere karşı varlığını korumaktadır.

 

Hiçbir yaş grubu ve yaş sürecinin önemsiz görülmemesi gerektiğini düşünmekte, toplumsal ilişkilerde yaş faktörünün ölçü alınmasını yanıltıcı ve önyargılı bulmaktayım. Kültürden kültüre yaşa biçilen anlam ve işlev değişkenlik göstermektedir. Dolayısıyla yaş gruplarına ve süreçlerine ilişkin mutlak bir doğru ve evrensel bir hakikat yoktur. Bu nedenle hangi yaştan olursa olsun insanların önemsizleştirilmesi veya hayatın dışına itilerek yok sayılması kabul edilebilir değildir. Kuşaklar arası koşul ve deneyimlerden kaynaklı doğal farkları yok saymamakla beraber, yaştan kaynaklı ayrıcalık ve eşitsizliklerin kabul edilebilir olmadığını da görmek gerekir. Bu anlamda, her yaş grubundan insana karşı ayrımcı dil, düşünce ve davranış biçimlerimizi sorgulamalıyız diye düşünüyorum.

 

Görsel: Jobalope



















Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

GELECEK ÜZERİNE

SPİNOZA İLE TANIŞMAK

SPİNOZA'NIN GÖZÜYLE DEMOKRASİ