YAŞAMA ÇAĞRI !

Dünya gittikçe büyük bir mezarlığa dönüşüyor. Çocukların katledildiği bir yeryüzünde, insan konuşmaktan utanıyor. Fakat tüm bu zifiri karanlığa, politik ve etik krize karşı "sessiz kalmak", bir alternatif olamaz. Tam tersi, cinayetleri olağanlaştırır ve sıradanlaştırır. Dolayısıyla, ölen her masum için bir çığlık olabilmeliyiz

 

Nefretin ve şiddetin lanetli bir salgın gibi yayıldığı, aklın ve kalbin çürüdüğü bu çağda, servetten ve tahakkümden değil

yaşamdan ve eşitlikten yana olmak lazım. Hiçbir politik çıkar veya ekonomik kazanç, bir çocuğun canından daha değerli değildir. Sadece kendi türümüzü değil, dünyanın gerçek sahipleri olan diğer canlıların yaşam alanlarını da yok ediyor, sömürüyor ve katlediyoruz.

 

Barış; davranışlarımız, yaşam alanlarımız ve politik tutumuzdan bağımsız değildir. Eğer yapısal ve sosyal bir şiddetin besin kaynağıysak, kendimizi sorgulayabilme cüretini gösterebilmeliyiz. Düşünsel, duygusal ve davranışsal değişimi kendimizden başlatmalı ve her türlü şiddetten arınabilmeliyiz.

 

 

Sevgili Ursula Le Guin, bir söyleşisinde savaşla ilgili şunu der: "Daha büyük silahı olan her zaman kazanacaktır. Peki ama bu neyi çözecektir? (...) Şimdiye dek şiddetin çözdüğü hiçbir sorun bilmiyorum." Ursula'ya ek olarak şunu diyebilirim: Eğer ortada eşitsizlik ve sömürüden kaynaklı bir sorun varsa, şiddetin dışında binlerce mücadele yöntemi denenebilir. Amaç, zaferden ziyade çözüm olmalıdır. Nitekim şiddetsiz mücadele yöntemleriyle sayısız sorun çözülmüştür. Birçok sorun ise, şiddetle katmerleşerek büyümüştür.

 

Einstein ve Freud'un yazışmalarını içeren "Niçin Savaş" isimli kitapta Einstein şunu der: "Okullarımızda okutulan ders kitapları, savaşı kutsallaştırıp yüceltirken, savaşın dehşetini ise gizliyor. Bu durum çocuklara nefreti aşılıyor. Ben, kin ve düşmanlık yerine barışı öğretmeyi, savaş yerine sevgiyi öğretmeyi tercih ederim."

 

Kutsal olan kimlik, inanç, ideoloji, cinsiyet veya gelenekler değildir, kutsal olan yaşamdır.

Yorumlar

  1. Emeğine sağlık. Tüm kalbimle katılıyorum sana.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

GELECEK ÜZERİNE

SPİNOZA İLE TANIŞMAK

SPİNOZA'NIN GÖZÜYLE DEMOKRASİ