BENİ DUYAN VAR MI ?


İklim krizi;  bir spor karşılaşması,bir dizinin konusu veya bir ünlünün giyimi kadar kitlelerin ilgisini çekmiyor.Maalesef kayıtsızlığın ve duyarsızlığın bedelini ağır ödeyeceğiz! Bu yüzyıl içinde nefes alamadığımız ve içme suyu bulamadığımız bir dünya ile karşılaşabiliriz.

Dünyada bir avuç insan ve sınırlı sayıda ülke dışında iklim krizinin vahim sonuçlarını önlemeye çalışan hiç kimse yok.İnsanlar iklim krizinin hızlandırdığı afetler sonrası yakınıyor ve ağlıyorlar, fakat bu afetlere sebep olan koşulları ortadan kaldırmak ve rasyonel çözümler üretmek için mücadele vermiyorlar.

Bu arada iklim krizinin olmadığını iddia eden çevreler de var.Her türlü rasyonellikten kopuk,Hiçbir bilimsel veriye dayanmayan bu çarpık propaganda biçimleri ve komplo teorileri post-truth çağın en garip örneklerinden kabul edilmelidir.Toplumların manipüle edilmeye açık hale gelmesi onlara ulaşmayı ve temas etmeyi de zorlaştırıyor.
Gerçekliğin kaybı beraberinde cehaletten kaynaklı birçok tehlikeyi getiriyor.

İklim krizinin hayatlarımızda birkaç olumsuz etkisi olacak.İklim krizini yaratan adaletsizlik temiz su sorununu,gıda sorununu ve göç sorununu da yarattı.Ayrıca sel ve yangın gibi felaketlerin oluşumunu hızlandırdı.Bu tür afetlerin son zamanlarda yaygınlaştığı bilinmektedir.

Yaşanılan sorunların doğanın yıkımına yol açan adaletsiz sömürü düzenlerinden kaynaklandığı çok açık.Yuvamızı mahveden siyasal ve ekonomik düzenleri değiştiremediğimiz taktirde kendimize ve gelecek kuşaklara büyük bir kötülük yapmış olacağız!

Sahi sesimi duyan var mı ?!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

GELECEK ÜZERİNE

SPİNOZA İLE TANIŞMAK

SPİNOZA'NIN GÖZÜYLE DEMOKRASİ